Bu yazıları kimin kaleme aldığını, bir hikayenin nasıl şekillendiğini ve bütün bunların amacını burada anlatıyoruz.
Her kütüphane ziyaretinden, her eski kitapçı gezisinden sonra birbirimize aynı notları yazıp duruyorduk; sonunda bunun aslında bir günce olduğunu kabul ettik. İlk sayı sadece on bir kişiye gönderildi, içinde unutulmuş bir efsane ve bir kasaba folklorundan derlenmiş kısa bir anlatı vardı.
Her yazı, eski bir kitabın sayfalarında ya da bir müzenin loş köşesinde duran bir antik heykelin karşısında başlar ve konuyu bizzat yerinde araştırmış biri tarafından kontrol edilir. İkinci bir incelemeye dayanamayan hiçbir iddia sayfada kalmaz.
Hiçbir şey, içimizden biri o efsanenin anlatıldığı yere gitmeden ya da o eski kitabı elimize almadan betimlenmez.
Yanlış giden araştırmalar da günceye girer. Çünkü genellikle en çok şey öğrettiğimiz kısım, izini kaybettiğimiz efsane ya da yanlış çevrilen o eski metin oluyor.
Bir efsanenin kaynağını yanlış aktardığımızda ya da bir halk hikayesinin kökenini karıştırdığımızda, düzeltmeyi doğrudan yazının içinde yapar, neyin değiştiğini açıkça belirtiriz.
Biri uzun soluklu bir efsane incelemesi, diğeri kısa bir saha notu; ikisi de yayına girdiği sabah doğrudan e-postanıza düşer.
İstediğiniz an tek tıkla abonelikten çıkabilirsiniz, hiçbir soru sormayız.